OKUL KAYGISI NEDİR? NASIL BAŞEDİLİR?

 

 

OKUL KAYGISI NEDİR? NASIL BAŞEDİLİR?

Kaygı istenilmeyen bir durum ya da nesneyle karşı karşıya kalındığında hissedilen huzursuzluk, gerginlik ve isteksizlik hissi olarak tanımlanabilir. Kaygı aslında belli bir düzeyi aşıncaya kadar işimize yarayan bir duygudur, problemlerin çözümüne karşı yüreklendirici olabilir. Kaygı verici durumlar kişiden kişiye göre değişebilir, belli bir yaş veya standardı yoktur.

Okul çocukların ailelerinden ilk kez ayrıldıkları ve farklı bir sosyal yaşama ilk adımlarını attıkları büyük bir sosyal ortamdır. Her insan büyük değişimlere karşı hassastır. Çocuklar da okul çağına geldiklerinde bu konuyla ilgili kaygı duyabilirler. Okul kaygısını anlayabilmek ve aşabilmek için öncelikle kaygı yaratan ve arttıran etmenleri araştırmak gerekir.

OKUL KAYGISINI ARTTIRAN ETMENLER:

·         Anne- babadan ayrı kalma kaygısı: özellikle anne babasıyla çok vakit geçiren çocuklar ayrılık kaygısı yaşarlar. Çünkü anne babadan bağımsız nasıl davranacaklarını ne yapacaklarını bilemezler.

·         Özgüven eksikliği: gelişim süresince çocuğun farklı ortamlara girmesi oldukça önemlidir. Farklı ortamlara girmeyen yeni insanlarla tanışmakta zorlanan çocuklar yeni bir ortam olan okul ortamına da kolaylıkla alışamazlar.

·         Çocuğun mizacı: bazı çocuklar inatçı yapılarından dolayı okula gitmek istemezler. Bu durum okul kaygısından ziyade her şeye karşı çıkma eğilimi ile ilgilidir.

·         Kardeş kıskançlığı: okula gitme konusundaki isteksizlik aslında çocuğun kendine rakip olarak gördüğü kardeşinden dolayı okula karşı direnç gelişir.

·         Anne baba kaygısı: bazen aslında kaygılı olan çocuk değil anne babalardır. Çocuğun hissettikleri anne babanın duygularına eşlik etmektedir. Duygusal tepkilerini erteleyemeyen anne babalar farkında olmadan çocuğun kaygı düzeyini arttırabilirler.

 

OKUL KAYGISINA KARŞI NELER YAPILABİLİR?

·         Hemen her çocuk okulun ilk günlerinde kaygı yaşayabilir. Okul ortamı çocuk için çok yenidir. Anne baba çocuk olarak beraber ortamı tanımak, bu ortamda neler yapabileceğini çocuğa anlatmak, öğretmen ve okul personeli ile tanışmak yararlı olabilir. Çünkü kaygının bir sebebi de bilgi eksikliğidir.

·         Çocuklarından ayrılma kaygısı yaşayan anne babaların duygularını çocuğa yansıtmadan nötr bir ifade ile çocuklarını okula uğurlamaları uyumu kolaylaştırır. Uzun süreli vedalar ve duygusal tepkiler kaygıyı arttırır.

·         Çocuğunuz okula başladığında yapacağınız konuşmalar çok önemlidir. Olumlu içerik ve rahat tavırlarınız çocuğunuzda da bu etkiyi yaratır. Örneğin birinci sınıfa başlayan çocuğunuza sen artık abla/ağabey oldun, okulda daha çok çalışman lazım gibi ifadeler ile konuştuğunuzda büyük ihtimalle kaygısı artacaktır. Onun yerine birinci sınıfa başlamak demek yeni bilgiler öğrenek demek olduğunu artık kendisinin okuyup yazabileceğini, bunları yaparken oyun oynamaya devam edebileceğini söylemek çocuğu rahatlatacaktır.

·         Kardeş doğumunun ardından okula gönderilen çocuklar değersizlik yaşayabilir. Bu durumun yaşanmaması için çocuk kardeşin varlığına alıştıktan sonra okula gönderilebilir.

·         Her şeye direnen inatçı mizaçlı çocuklar okula başlama sürecinde zorluk yaşayabilir. Anne baba ve eğitimcilerin sınır koyma konusunda taviz vermemeleri gerekmektedir.

·         Eğer çocuğunuz okula başlama sürecinde önceden yapmadığı istenmeyen davranışlar yapmaya başlarsa ve ya önceden kazanmış olduğu becerilerde problem olursa bir uzman desteği alınması yararlı olacaktır.

Bursa Web Tasarım